Sütur / Emrah Yolcu

SÜTUR 

Anlıyorum, ama bu eksiltiyor beni

görüyorum görünce

bir şeyler kopuyor anlamak duvarından

susuyorum susunca

bir yılan yatıyor ağzıma uzunca

bir elma düşüyor bir yıldız bir melek

düşüyor düşünce

anlıyorum, ama bu bir şeyler çalıyor benden

içinde kimselerin yaşamadığı konakların

korkunç karanlık akşamüzerlerinden

iniyorum ipince

bir perde geçiyor aramızdan

yıkmak mümkün değil

yıkıyorum yıkınca

aralanıyor arıların kanatları

et ki mahrem bu aralıkta

can ocakta yanan gül

anla deme n’olur anla deme

anlıyorum, ama bu andan da öte

bir zamanda kısalan sonsuz bir bakış

kopuyorum kopunca

ne kök ne ek ne kucak ne ekmek

yolu yok gideceğim o yere

tuz buz kemik çerçeve

her şey aktı

dışta donmuş pençe

tuttu hareketin kollarını

sen de kırılıp döküldün

dökülüyorum dökülünce

her şeyi başa almanın çiçeğiyle anlıyorum

ama bu kaçıp gitmiş bir oğul bırakıyor bende.

Kullanıcı Yorumları (Yorum Ekle)