Özgür Çağlar Yılmaz Söyleşi

1-Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

Adım  Özgür Çağlar, soyadım  Yılmaz. 1992 İzmir doğumluyum. Sanata, eğitime önem veren bir aileden sanatçı olabilmek adına yola başladım. Uzun gayretlerle Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi GSF Resim bölümüne girip eğitim hayatıma başladım. 4 yıllık zaman zarfında başarıyla mezun olup sanat hayatımın en verimli zamanlarım olarak gördüğüm bugünlerde Bodrumda yaşantımı sürdürmekteyim.

2- Sanata olan ilginiz ne zaman başladı? Resim yapmaya nasıl karar verdiniz?
Aileniz destek oldu mu?

Aslında kendimi bildim bileli resim yapıyorum. Çocukken duvarlara, gazete kâğıtlarına okulda defterlerime, kitaplarıma resim yapardım. Lisede ailemin de desteğiyle profesyonel olarak ilgilenme kararı aldım.

3- Eserlerinizde sadece yağlı boya mı kullanıyorsunuz? Teknolojinin  sanatsal faaliyetlerde kullanılması ve katkısı hakkında ne düşünüyorsunuz? 

Hayır, ben tek bir malzemeye bağlı resim yapamam. Sanatın da bu olduğunu düşünmeyenlerdenim. Yenilenmeyi bilmeyen sanatçı olamaz bana göre o yüzden teknoloji varsa sanatsal boyutunun da olması gerekir.

4- Yaratıcı sürecinizi açıklayabilir misiniz? Neler yaparsınız? Resmi yaparken başta kafanızda kurguladığınız çizgide mi ilerlersiniz?

Ben taslaklar karalayıp, plan yapıp bir tuvalin başına geçemiyorum. İçimden geleni olduğu gibi aktarmayı seviyorum. O yüzden ne kurgu ne de çizgi kalıyor. Geride beyaz veya siyah karşımdaki yüzey benim ütopyam oluyor.

5- İlk başladığınızdan bu yana ne gibi değişikliler oldu?

Sanatçı kendini geliştirdiği sürece vardır. Bizim yapmamız gerekende tam olarak bu düşünlerimizi, duygularımızı geliştirmeliyiz. Gelişimimi görebiliyorum. Güzel olan da bu zaten.

6- Başarılı bir kompozisyon için anahtar nedir?

Düşünceler, kaygılar. Bu hayatta kaygınız, tepkiniz yoksa bana göre yaşamıyorsunuz. Bir kompozisyon için kaygılarınız ve özgünlüğünüz olmalıdır.

7- Eserlerinizi üretirken ticari kısmı da düşünür müsünüz? Sizce sanatçı aynı zamanda bir işadamı/işkadını gibi mi olmalıdır? 

Bu durum tam anlamıyla kısır döngü, bir sanatçı kendiyle çelişir maalesef bu durum karşısında. Eserlerinizde ticari kaygı duymak, duygularınızı satmak gibidir. Ancak aynı zamanda tatmin olma ve yenilenme aracıdır. Eser sattığımız sürece yeni eserler üretebiliriz.

8- Yaratıcı süreçte tıkanmalar yaşar mısınız?

Elbette yaşıyorum ancak hayata anlamlı baktığımız sürece bu tıkanmalar kaybolacaktır.

9- Siz genç ressamların sanata bakışını, resimlerine yansıttıkları duygu ve hayallerini nasıl buluyorsunuz?

Geleneksel dışında olması sanırım gözlemlerime göre ağır basan taraf budur. Daha güncel daha çok kişiye ulaşmak. Kavram yoğunluğunun dışavurumu genç sanatçıların yansıttıklarıdır.

10- Stüdyo / Atölyedeki bir gününüz nasıl geçer?

Yemek yemeyi unuttuğum günler olmuştur. Orada resmen kendimden geçiyorum. Başka bir özgür çağlar çıkıyor içimden. Dağınık çalışırım. Üstüne üstelik böyle bir ortamda kendimi kaybettiğim doğrudur.

11-  Türkiye'de sanat eğitimi sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sanatın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Sanat eğitimi kısmında eksiklerimiz elbette var. ama dünyada geride olduğumuzu düşünmüyorum. sanatın öldüğüne dair ne kadar manifesto yayınlansa da sanat yaşıyor ve yaşamaya devam edecek. Teknoloji sanata katkı sağladığı sürece çok daha iyi olacağına eminim.

12- Son olarak usta ressamların genç sanatçılara verdiği destek ile ilgili neler  düşünüyorsunuz?

Usta çırak ilişkisi uzun yıllardır var olan ve yaşatılmaya çalışılan bir sistemdir. Eskiden Türk ressamlar dışarıdan bu sürece dâhil olup Avrupa’da ustalarını aradılar. Şimdi belki kendi ülkemizde ustalarımıza ulaşmak kolaydır. Bu yüzdendir ki herkes kendi adı gibi çırağını da yaşatmak istiyor. Bu böyle devam edebilirse sanat da daha iyi noktalarda olacağız.

Sanatçının eserleri için tıklayın..

Kullanıcı Yorumları (Yorum Ekle)