Ödül / Ece Apaydın

ÖDÜL                                                   

1.

Çılgın bir sensör-duyu öğlesi benim ödülüm

sesini temizleyen tütün sırıklarına dizilmiş sözleri içtim

bir kez olsun gülümsedim-ağzımda çiçek açmış sigara

yükselttim çatısını sözlerin

uykulu bacalarda

 

Dumanla uçuruyorum şaman halılarımı-kendi yüksekliğimden

bana çılgın bir sensör öğlesi.denizi gören masalar gerekti

acıklı meşeler koltuğu parlattığım abanozlar.ormanın kesilmiş kulağı

gibi duran-dalgalanan oda orkestrası-sert bir seçki sigara odasında

konuşuyoruz içiyoruz içiyoruz konuşuyoruz bizim gibi ilkel brançta

büyük olur durmadan konuşan turuncu papağanın ödülü

2.

Zafer kavalının neşesini paylaşmak ve kabuklarını atıyordu ağaçlar

kuşlar biyografisi-anımsamam-geçmiş gün -geçmiş zaman

değilir parlatılan her sevinç merdiven askısında

ağırlıksız vadiler eski çuvallar giymişler ama har

altındadır akşamını doğru çalan radyolar.pipolar

bir bozukluk olarak rüzgar çıktığında kuytular

tüm alacağım işte bu.aksayan bir hayattan

savaş çıktığında ilaca tapmak 

Haftanın ilk günü yalan söylemektir

3.

Uzakta.biz kayalara ayrılacağız-bir kavrama olarak anılara asılı

beyaz boşlukta açarak bacaklarını kendi küçük başlarına yürüyen kırmızı pabuçlar

onların dilini anmsıyorum.dil ve uyku bizi bıraktı.siyah iyi bir giysi yetiştirmek zordur

 

Hiç susmayan el fenerleri dağıttım-elbiselere karşı-son görevim

anar-kuş bakışlı raflar.çok referanslı bir şarkı.Brham kokusu

bana çılgın bir tenör neşeyle ödeşen sesler yarattı.esaslı bir yürüyüş

fakat halen gerisinde sonsuzun 

4.

Sabaha dedi büyükannem.yetiştirmek zor ak çamların tülünü-sıralı kütüklerde

kadrajından soğumuş siyah podye-hırpani eski nesil kanatlarım

anımsadıkça çatışırım rizomların tuhaf eğrileriyle-mısır tanelerinden

her yıl anılar alan.başkalarıymış gibi.süpürür tütsü kokulu köşesini zaman

onun tüylü sırçaları ikiz kulpları.dilinizi unuttum-evin yaşlı guguklusu

mezatlar!mezatlar!mezatlar!sigara odaları-bizi bir anda mutsuz bırakan o

Pazar portalı ve ihtiyarlar 

Birer ağaç- kakandır  duvar saatlerinde 

5.

Söylerim başıboş metanetimizi-kırmak üzre olduğum

zehirli otun adı:taslaktır(burada tüm çayırların kalbinde

göğün acısını bastırıyorum)toprağa batmış.bir güneş sapı

şekerkamışı çöplerle topuzlanmış ferforje yatakların başları

evler uzun direklerin korkunç şah-meramı.bulutlar mı

malzemeden çalınmış.fırtınalı gecede-gevşeyen menteşeler

korkutmasın benim yağmurluk sarısı lastik çizmelerimi

ah nasıl da bir sefalet ayracı.bu şiir de yağmurda

görüş kızağına çekildi 

6. 

 Seviyorum boyalı çam kozalağımı.ben ahşap sırtında

 iyi yaşıyorum şimdi.

Kullanıcı Yorumları (Yorum Ekle)