Geyik Kılığında Girermiş Şairlerin Rüyâsına Esin / Gökçenur Çelebioğlu

Geyik Kılığında Girermiş Şairlerin Rüyâsına Esin

 

1.

 

Karanlıkla yarışan geyikler

öyle hızlı koşuyorlar ki

boynuzları tutuşuyor gecede. 

 

Coşkuyla uyanıyorum.

el yordamıyla ararken

not defterimi,

başucumdaki

su bardağını deviriyorum.

 

2.

 

Boynuzu kırılmış

bir yavru geyik bulmuşum,

elimde erik dalı

gezinirken ormanda.

 

İpek gömleğimi  yırtıp

o dalla sarmışım

geyiğin kırık boynuzunu.

 

O günden sonra

yanımdan hiç ayrılmamış geyik

her mayıs, boynuzları yapraklanıp

bembeyaz çiçekler açmış.

 

O kadar çok anlattım ki bu rüyâyı.

Gördüğüm şeyden çok

anlattığım şeyi hatırlıyorum artık.

 

3.

 

Metruk konak.

Otlar fışkırmış parkelerin arasından.

Köşede tek dizinin üstüne çökmüş

bir elçi gibi duruyor ayağı kırık piyano.

Elinde çay lekeli kağıtlar tutan

bir çocuk iskeleti yatıyoriçinde.

(Sana yazdığım şiir bu. El yazımı tanıyorum)

Kağıdı çekip alınca gürültüyle

kapanıyor kapak.

 

Kuşların çıktığı pencereden

sıçrayıp içeri giriyor bir geyik.

 

Sen olsan hayra çıksın der

ustaca değiştirirdin konuyu.

Oysa ben baştan yazmaya

çalışıyorumo şiiri.

 

4.

 

Bu sefer geyik benim

balıklar dolanıyor

toynaklarımın arasında

boynuzlarımda oynaşan sincapları

nehrin karşı kıyısınageçiriyorum.

 

Gündüz hayal kuruyorum,

gece rüyâ görüyorum.

Kurmakla görmek arasında

varsa, ancak iki dize arasındaki kadar

bir boşluk var.

 

5.

 

Uzaktan şamanlar şamdan ayini yapıyor sandım

yükseldikçe bulutlardan sarkan ipliklere benzeyen

dumanlara yaklaşınca

geyiklerin yanan bir kamyonete

uzatarak tutuşturdukları boynuzlarını

uzun bir yas dansının ardından

nehre daldırıp söndürdüklerini gördüm.

 

Ertesi gün arayıp Geyikler ve Lanetler’i 

yazan şairin öldüğünü söyledin.

 

6.

 

Ağacın altında uyuyan

mavi benekli bir geyik

var.

 

Yayımı gerdiğim anda

geyiğin sırtından

binlerce mavi kelebek

havalanıyor.

 

Rüyâda sadece tanıdığımız

kişiler görürüz diyor doktor

tüm bunları yaratan zihnimiz

yaratamaz yeni bir yüz.

 

7.

 

Sonsuz bir uğultu,

boynuzlarımın etrafında dönen

bir arı halkası var.

 

Paslı bir yangın hidrantı duruyor önümde,

Uzayan otları kaydeden

bir güvenlik kamerası.

Uzaktan bir telefon sesi geliyor.

Senin aradığına eminim.

Telefon kulübesine doğru koşarken

birden ahizeyi tutacak

ellerimin olmadığını farkediyorum.

 

Uluyorum ağzımdan yapraklar fışkırıyor.

 

Şeytanın seni üzmek için gösterdiği düşü

kimselere anlatma diyor

eve gelen temizlikçi.

 

 

 

Kullanıcı Yorumları (Yorum Ekle)