Edebiyat Dolayımından Çıkmalar 2 / Barış Acar

Dil-Olmayan Dil 

Bir yönelim var edebiyatta. Ona göre edebiyat demek, dil demek. Dil işçiliği, dil bilinci, dilsel hüner... Ana kavramlarını bu terimler oluşturuyor. Sözcüklerin dil içinde gösterişli bir araya gelişini edebiyat sanan bu yönelimin fantazisini doktorların reçetelere yazdığı okunmaz sözcüklerin organizasyonundan ayırt edecek hiçbir veri yok oysa. Uzun yıllara dayanan tarihsel ve kültürel miras da var orada, semptomları gidermeye yönelik büyülü nesnelerin işaretleri de, eczacı ve doktor arasındaki gizemli göndermeler de. Şöyle diyor Foucault: “Edebiyat dildir, kelimelerden yapılmış bir metindir – kelimeler aleladedir ama öyle bir seçilip düzenlenmişlerdir ki dile getirilemez, sözle anlatılamaz (ineffable) bir şey aralarından sızar... Edebiyat bizatihi, dilin içine oyulmuş bir mesafedir.” * 

 

* M. Foucault. Büyük Yabancı – Dil, Delilik ve Edebiyat Üstüne Konuşmalar, (Çev. Savaş Kılıç), İstanbul: Metis Yayınevi, 2015, s. 64.

Kullanıcı Yorumları (Yorum Ekle)