Dil Belâsından Kurtulur Rüyâsında Yağmur Gören Şair / Gökçenur Ç.

1.

Uyanır uyanmaz teybi başa alıp

paramparça uyku kayıtlarımı dinliyorum:


Percerelerde ıslık çalan rüzgâr.. yağmurun tıkırdattığı camlar..

üst katta çekilip itilen mobilyalar.. duvarlardan geçen

bir kadın sesi (sevişiyor mu dayak mı yiyor söylemek güç)..

çarpan apartman kapısı.. çöp kamyonları.. kediler, martılar..


Gece sesleri meclisinde bir misafir gibi

herkese aynı şeyi aynı şeyi soruyorum:


Yağmurun küratörü kim?

Yağmurun küratörü kim?

Yağmurun küratörü kim?

 

2.

Rüyâmda yağmur olmuşum

(yağmur aslında havada asılı kalabiliyormuş

bunu bildiğimi fark ediyorum)


Sen ekrana bakarken

pencerenin hizasında

boşluğun oluşumundan kalma

çıkıntılara tutunup

seni izliyorum,

dışarı baktığında

yağmaya devam ediyorum


O günüm güzel geçti.

O da beni seviyor dedim

plazanın kapısındaki simitçiye,

gülümsedi.


3.

Yere çakılmak üzereyken uyanıyorum

(hep böyle olur, rüyâda bile imkansızdır ölümü deneyimlemek)


Uyanıklıkla derin uyku arasında

sıkışıp kalmaktan oluyor

diyenler var;


Ansızın uyanınca,

astral seyahatten düşerek

döner bedene ruh diyenler.


Kaplanlardan korkan

maymunlar yüksek

ağaçlarda uyurlarmış,

atalarımızdan mirasmış

düşme korkusu falan...


Eskiden maymun

olduğumuz için değil,

yağmur olduğumuz için

düşmekten korkuyoruz bence.


Sen yağmurda şiir oku damlalar düşmez etrafında dönerek seni dinler


 

4.

Urduca bilsem

yağmura Urduca öğretirdim

diyorum

میرا حقیقی خواہش محبت خواب میں زیادہ محتاط ہونا چاہئے آسانی ہے

diyorsun

 

nasıl olup da seni anladığıma şaşırıyorum

rüyâda olduğumu anlar anlamaz uyanıyorum


Aşkım daha dikkatli olmalısın

rüyâlarda kolayca gerçek olur dilekler


5.

Kapı çaldı sanıyorum

yağmurmuş


Bahçe duvarının ardından

iki koltuğunun altında

iki tavukla

bana bakıyor mahallenin delisi

(yağmur yağmasa

unutmayı başaracağım

dönmeyeceğini)


Yine kırmızı alfadayız...

yağmur... sen ağlıyorsun...

ben bağırıyorum...

bağırdıkça gaza basıyorum...

viraj...altımızda yeşeren deniz...

 

Rüyaları ağır çekim görmeyi filmlerden mi öğreniyoruz

 


6.

Yağmura aldırmadan

yürüyoruz parkta

burada hep böyle yağar mı diyorum,


Bitti dediğin an

zamanın alnında

bir yara izi kaldı

diyorsun

ne zaman kaşınsa yağar


Yerdeki ıslak yaprakları

karıştırıyorum ayağımın ucuyla


[zaman bir tuzak

üstü yapraklarla örtülmüş

bir çukur

dibinde mızraklar]


Ah! rüyâda bile kurtuluş yok şairlikten

 

7.

İki boyutlu

bir yağmur yağıyor

yan yana

iki salıncakta

eş zamanlı sallanıyoruz

salıncak tam altından geçerken

bir an duraklıyor yağmur

hiç ıslanmıyoruz


Bir rüyâ mıydı bu, yoksa bir filmde gördüğüm

bir şey mi? Şimdi önemi yok.

Kullanıcı Yorumları (Yorum Ekle)