Beden / Nilay Özer

cam önlerinde ölü sinekler çözünüyordu

şimdinin anısı toz ve zaman

bu bahçe duvarı burada durmayabilir dedi kadın

üstelik çiçeklerle konuştuğunu sanıyordu

sonra ıslak bir bez geçti üstünden

pervazdaki geçmiş yaşam kalıntılarının

 

sineğe baktı kadın kanatlarında şeffaf damarlar

meleksi değil şüphesiz şeytansı değil

bir vızıltının bedeni işte bir uçuşun posası

kendine dokundu o yazılı mağaraya

akasyalardan üflenmiş bir baygınlık

çalışıp terledi felçli bacak arasında

 

beden de buharlaşıp gitse dedi ölünce

oysa ele geçiyor güzel işlek mesafesi

çimenlerin ıslaklığı soğuk derisi kurbağaların

ölmemeli öyleyse kendini gömmedikçe

bir kazma vardı ağzında çiğneyip yuttu

sinekleri ağzında çiğneyip yuttu…

Kullanıcı Yorumları (Yorum Ekle)