Ne tuhaf hatalar yapıyoruz / Levent Karataş

I.

 

Ne tuhaf hatalar yapıyoruz 

Harfin vurgusunda veriyoruz kendimizi ele

‘Bendim seni seven’ dediğimde -parkta- bankta- be harfinde

Bir piyango satıcısı yaygara ettiğimiz sırları duyarken

Beş şeytancık dolaşıyorken hale gibi üçümüzün başında

Mor bir sabah, buruşuk koyu lacivert bir ceketi su birikintisine atarken

Ne tuhaf hatalar yapıyoruz

 

Ne tuhaf hatalar yapıyoruz

Tuhaf hatalar yapıyoruz evet

-Buna kırlentli anne kuralları da dahil-

Gülümse ve geç! diye öğütler komşu konuları

(-Hu hu komşu, ben sizden değilmişim, buna daha o çizgi-roman kahramanına and içtiğimde, 14 yaşımda karar vermişim, sizden biri olmamaya hah hah ha- da diyemiyoruz)

TEBESSÜMLÜ KARŞILARŞMALARI TEBESSÜMLE KARŞILIYORUZ

Bütün kütüphaneni çöpe atarken ayaküstü gülüyorsun

Hani şu unuttuklarının başıboş arşivini yağmalarken

yaşlandığını anlıyorsun ve ‘hayat öyle değil, büyü barbar’ diyorsun

“Şehirde iyilik” de iyi. -İyi akşamlar efen’im iyi akşamlar

 

Ne tuhaf hatalar yapıyoruz.

Lokanta garsonlarını hiçe saydığımız biliniyor

Garsonların da öğle rakısına süslenen şairleri sevmediği aşikar

Karşılıklı bir hava boşluğu- türbülans çekimserliği

(Çok ileri gittim, evet! Nefret eder garsonlar patronlardan!)

Müşteri patronudur onun...

Sen mahsun aşıksındır, söylemezsin derdini derman olmasın diye

(Gece kalkıp 'Recep Beyin Miracı’  diye şiir yazarsın 6 Ok cumhuriyetçi garsona

-Saatli öğle yemeğine zerafetle oturmasına binaen-

Hata da tam bur’da işte sevgili okur; çürütüyorsun Recep Bey imgeni, olmuyor!

İnsan imgeni bulmanı unutturuyor insan yorgunluğun

Tren sesleri kesilip, radyo sesleri kısılıp

kedi mırlamaları sessizlikte akustik dalgalanırken yeryüzünün ses alfabesi gibi )

Ne tuhaf hatalar yapıyoruz.

Sarhoş yollara çıkıp, arabesk arabesk

 

Ne tuhaf hatalar yapıyoruz

Yorgunluktan mı, dalgınlıktan mı, mürekkebinin kurduğu an mı? bilemedim

Hikaye orada başlıyor işte okur, çocukken babanın sorduğu bilmeceye ‘bilemedim’ dediğin zaman

Zamanları karışmış, arzuyla arzularla öpüştüğünde

"Bir maskeli balodan çıkıp” üstelik daha evinin kapısını açmadan

(Bunu kaç kez denedim hayallerimde-beceremeyeceğimi düşündüm- 

kolaymış, öpebiliyorum onu dediğimizde

Akmışken birbirine –her şeyi aslında berbat eden telefon çaldığında- öpüşmelerin şımarık şımarık devamlılığında)

Seviştiğinde-unuttuğunda-bitince-anımsadığında-hatırladığımızda vesaire

Ne tuhaf hatalar yapıyoruz

 

Ne tuhaf hatalar yapıyoruz

Herkes birbirinden en az üç kere ölümcül küçük hatalar bekliyor.

 

 

Levent Karataş / Mart 2016 / (şairince süren bir şiirin sürdürülen ilk bölümü sevgili okur)

Kullanıcı Yorumları (Yorum Ekle)