Kekeliyorsunuz / Tekgül Arı

Kekeliyorsunuz

                                                            

Neden öyle bakıyorsunuz yüzüme?

Bilerek açmadım ki kapıyı.

Evin içinde unutuyorum, saçlarımın olmadığını.

Aynanın önünden geçerken ya da dokununca farkına varıyorum.

Yüzünüz buruştu, korkudan mı? Yapmayın, çok incinirim sonra.

Çok sıcak, atlet buluz ondan.

Geri adım atmasaydınız keşke.

Fark ettiniz demek, memesiz olduğumu.

Öldürüyorsunuz şimdi beni.

Bulaşıcı değil görünüşüm.

“Bilmiyordum” derken kekeliyorsunuz.

Ben biliyor muydum sanıyorsunuz?

Artık kekelemiyorum bakın.

“Sizi rahatsız etmeyim” diyorsunuz.

Bu sözünüz rahatsız etti şimdi beni.

Buyurun, içeriye geçin, bir kahve yapsam size.  

Konuşsak, öylesine.

Dedikodu da yaparım, bu kafayla.

Falınıza bile bakarım.

İnanın güzel gelecekler kurarım size, fincanın içinden.

Belki siz de bana dışarıdaki insanlardan bahsedersiniz.

Koşuşturduklarından, hiçbir şeye yetişemediklerinden, yorgunluklarından...

Siyaset bile konuşabiliriz. Elimde kalan kelimeler, izlediğim görüntüler yeter buna.

O adam da hasta olmuş, ayağa kalkabilirse belki düzelir bundan sonra.

Bakarsınız özür diler öldürdüğü otuz dört kişiden.

Bu utançla ülkeye demokrasiyi bile getirir. Ya da ölüp gider.

Biraz yalandan da olsa umut etsek, kötü mü olur?

İsterseniz küfür de edebiliriz.  

Oh! Rahatladık deriz. Güleriz sonra. Ardından okkalı bir küfür daha ederiz.

Üstüne bir de çay yaparım.

Kek yapamam ama.

Mide bulantılarım henüz geçmedi.

Belki siz bana ekşili şehriye çorbası yaparsınız.

Siz neden midenizi tuttunuz şimdi!

“Bir şeye ihtiyacınız” olursa mı?

Size ihtiyacım var.

Kekelemeyin artık.

Toplayın yüzünüzü gözünüzü.

“Gitmeliyim, ocakta yemeğim var.

Anlıyorum sizi. Çok işiniz var.

Neden kapımı çaldınız öyleyse.

Bilmediğiniz bir şey var, ama.

Saçlarım, kaşlarım, kirpiklerim uzayacak.

Memelerim uzamaz artık. Olsun.

“İyi günler.”

Durun yaşıyorum ben.

Ah! Sizde mi inandınız öleceğime?

Yaşama karıştığımda, size açmayacağım bir daha kapımı.

İyi günler sizin olsun, benimki elimde… 

2012/Temmuz

Kullanıcı Yorumları (Yorum Ekle)